GAZETE MANŞETLERİ
Önceki Sonraki

IŞIĞIN SÖNÜŞÜ.

IŞIĞIN SÖNÜŞÜ.

--- Reklam ---
test
Magazin - 30.01.2018 Salı 02:26  - Bu haber 184 kere okundu.
DÜNDE BUGÜN DE AYNIYIZ VESELAM
 Ustaların kaleminden dizelerde kaybolup gidiyor insan ,bazen düne doğru ...

Zihni Anadol'u tanıdım.

O, tarihinin en derin izleriyle yüzü kırışmış, Ulusal Kurtuluş Savaşçı'nı...

<Turuva Atında İlk Akşam" adlı kitabında ,bir o yana, bir bu yana dönüp dolaşıyırum.26-27-28/10/ 1997 Yılında Bartın Belediyesi'nin düzenlediği KİTAP İMZA GÜNÜ etkinliğinde tanıştım büyük usta ile.

 

Amasra'da başlayan,bir balıkçı lokantasında daha derinleşen sohbetle bir anda dost oluverdik.Zihni Anadol ile.

Aslen Devrekli ,1918 Anadol'un Alaplı ile bağının olduğunu öğrendim.Sohbet ilerledikçe ilerledi...

 

Turuva Atında ilk Akşam Kitabın girişinde kitap hakkındaki düşüncelerini aktaran ; Muzaffer Arabul,Mehmet Başaran,Hasan İzzettin Dinamo,Fahri Erdinç,Rasih Nuri İleriler ile yazdığı anılarını bir solukta okudum.

 

Nazım Hikmet ile Cezaevinde yattıkları günü,1.Dünya Savaşının izlerini dizelere aktaran ustanın soluk ,soluğa okunan kitabından esinlenmemek ne mümkün...

Düşüncelerinden dolayı yaşamının büyük bir bölümünü içeride(cezaevlerinde !) geçiren ;H,ç bir ödün vermeden yaşam mücadelesi veren biriyle olmak.Bu onuru yıllar sonra kaleme almak için çok beklemişim.Çok...

 

1999 Yılında kaleme aldığım yazımı yıllar sonra sizlere sunarak, aradan geçen 19 yılda , o gün kaleme aldığım yazıların güncelliğini koruması olsa ,olsa ustaların bende bıraktıkları yazma aşkıdır.

 

Bir Erbil Tuşalp,bir Ergun Evren gibi değerli yazarların destekleri ile donanmanın sonucu bu olsa gerek...

Işığı gördüğümüz gün 1997'de başlayan dip notlarımın bu gün kitaplaşması geç kalınmış olmasa gerek.

 

Anadol, Fatih Rıfkı Atay'dan hiç iyi söz etmemiş...

Anadol'un ilkeli yaşamına girmek nasıl bir duygudur onu yaşamak olanaksız.Bilmem bunu kimler hak etti?

F.Rıfkı Atay'ın tutarsızlığını çok iyi tanımlamış(!) O dönemde ; bu günü aratmayan :Düzenin dümen suyuna kendini kaptırmış "Yazar,Gazeteci...!"  bir çok aydın (!) insanın olduğundan söz etmişti.

 

Ve;" İlkelere midesiyle bağlandı mı ne şehit olur ne gazi..." tanımlamasıyla ,yazarların topluma olan görevlerinin önemini dile getirdi.

 

Dedi ki, Türkiye'de Fatih Rıfkı Atay'lar öyle çoğaldı ki, bir biri ile yarışan ,düzenin içinde" ben senden daha iyi "Dalka....m!" diyecek kadar aleni söylemlerde bulunan tiplemeler var." Diyen ustam  ile sohbetimiz 1997 yılında Bartın'da gerçekleşmişti.

 

İnanmayacaksınız belki...

Usta şöyle devam etti sohbetinde; "İlkesiz yazar-çizer takımlarının köşe başlarını kapmaları ve yerlerini u birisinin alıvereceği korkusu Türkiye'yi bu güne getirdi!"

Ne yazık ki, o gün 1997^ydi.Bu gün ise 2018 yılındayız.

Dünden bu güne değişen tek şey.Bu gün daha omurgasız  bir aydın takımı,korkak ve sinik!

 

1980 öncesini çok iyi yaşayanlar, 1971 -80 döneminin aydınları...Bu günün(1997) suskun yazarları!

O gün ile bu günün farkı ,daha da sinik,silik ,hatta daha korkak  yazarlar! var...

 

Türkiye'nin içinde yer aldığı ,Avrupa'yı saran Milliyetçilik söylemleri ,milli bir dava olmakla kalmadı.Feodalizm naraları atılıyor şimdi ülkemizde.

 

Türkiey'de tek düze milliyetçi yarattılar 1960 İhtilali'nden 1999-2018  yılına gelinceye kadar(Bugün daha derin izleriyle yaşadığımız!)

İşte bir başka gerçek, o gün not aldığımız 1999 'da "Bu gün % 18 'le radikal sağın başarısına neden olan tek etken"aydın.." yazarların ilgisizliğinden yakınmışsız!

1940-1945 devam!!!sayfa 3

 

 

 

 

Etiketler; ereğli, tso, başkan, seçim,
Yorum Gönder
 Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
 
 

İlgili Diğer Haberler

Gümeli de festival doğayla buluştu
21 gün önce
Alaplı'nın Hacıhasan Köyü
28 gün önce
Ölümünden öncede ,cenazesinde de yalnız yakınlarınca uğurlandı...
1 ay 1 gün önce