YAZAR'IN DİĞER YAZILARI
 
 
 
 
 
 
Makale Kategorileri
 
GAZETE MANŞETLERİ
Önceki Sonraki

TEHDİTLER BASINI ANCAK DAHA PERÇİNLER!

mehmet ÖZTÜRK
Gazete Köşesi - 28 Haziran 2019 Cuma - 01:43:59  - Bu makale 175 kere okundu.
mehmet ÖZTÜRK 
mehmet195867@hotmail.com.trSon zamanlarda basına yapılan yakışıksız yaklaşımlar ,sanki bir yerden düğmeye basılmış gibi
 Son zamanlarda basına yapılan yakışıksız yaklaşımlar ,sanki bir yerden düğmeye basılmış gibi geliyor.

Ülke genelinde ,basına yapılan baskıların yerele indirgenmesi şaşırtmıyor.Aksine Yerel Basın Gücünü arttırıyor!.

Özellikle Devlet içinde bürokratların asıl olan işlevlerini yapma yerine, adam kayırma, torpil ve siyasi yandaşlığın fütursuzca gerçekleştiği bir süreçteyiz.

 

Özellikle sağlık kurumları içinde yaşanan siyasi odaklaşma kendini öyle hissettirmeye başladı ki; Müdürler, Müdür yardımcıları, hasta hakları yerine kişisel haklara(!) yönelik icraatlarıyla ön planda tutuyor olmaları artık sokağa taşmış durumda.

 

Devletin Memurlarının maaşları  ,halkın ödediği vergi ve diğer harçlar ile ödendiği halde, halka zulüm edercesine duyarsız davranılması artık kanıksadığımız ,hatta benimsediğimiz oldu.

 

Basın çalışanlarına ulu orta küfür edenleri kimler neden koruyor?

Gazetecinin asıl görevi olan halkı,kamuoyunu aydınlatma gibi önemli vazifelerin yapılmasını neden engellerler ? Kimler bu şiddeti neden yaparlar?

 

33 Yıllık meslek hayatımda gördüğüm baskı ve zulümler şiddet olayları beni daha fazla "gazeteci olmaya!" yöneltti.

Çünkü, birileri Mafyacılık oynarken, biz halktan destekle daha da güçlendik.

Çünkü; Bizim gibi gazeteciler zaman, zaman ceza evlerini, zaman , zaman şiddetin ön kötüsü olan ne varsa;  açlığı ,sefaleti yaşarken bile insan onuruna yakışmayan hiç bir şeyi yapmamaya özen göstermek  olmak zorunda olduğundan ;

Kimimiz dövüldü.Kimimiz vuruldu...

Kimi yoldaşlarımız işini yaparken uçurumlardan düşerek hayatını kaybetti.

Ama gazetecilik hiç bir zaman ölmedi!!!

 

Evet, asla Bir Uğur Mumcu olamadık.Ama benim gibi yerelde adı sokaklara taşmış, yaptığı işi yaparken toplum sağlığını, emeğin ,ekmeğin kutsallığını, yarınlarımızı emanet edeceğimiz gençlerin geleceğini, Türkiye Cumhuriyeti'nin devamlılığı önünde engelleri bir ,bir aşarak bu işi yapmayı ilke edindik...

 

Yolumuzun  engebeli ve sarp olduğunu biliyorduk.Bundan 33 sene önce de, bu gün de...Bu bilinçle  yaşamımızın 61.Yılını tamamladık.

 

Kimsenin ekmeğinde,aşında gözümüz olmadı.

Kimsenin namusunda, kimsenin malında gözümüz olmadı!

Demokrat bir yapıya sahip olan anlayışın benliği ile önce insana saygıyla işimizi yapma ilkesini yıkmamaya özen gösterdik.

 

Karadeniz Ereğli ve Alaplı'da bazı alanlarda ,bilhassa sağlık sektörlerinde yaşananlara ,haktan gelen telefonlara duyarsız kalamadık.

Bilhassa ben Sağlık konusunda sorun yaşayan halkın sorunlarını dile getirirken, sağlık kurumlarından ilan alarak(! sussan gazetecilerden olmadık!

Bu da birilerini rahatsız etti!

Rahatsız olmanın adı elbette ,altında yatan gerçeklerin gün ışığına çıkması olsa gerek!.

Ben 33 yıllık Gazetecilik yaşamımda onurumla yaşadım.

Tehdit,şantaj, ya da  ekonomik baskıları(!)  küçük hesapların adamı asla olmadım.

Bu yapım ve toplum değerindeki yerimi korumak adına , bundan böyle Mehmet Öztürk 'ün gözünü budaktan esirgemeden işini yapacağından kimsenin şüphesi olmayacağını bilmesi gerek.

 

Basının objektifinin camı kırılır belki(!)

Ancak, sisteme kayıtlı  fotoğrafı silmek asla mümkün olmaz!!!

Gazeteci toplum menfaatlerini savunan,barışı savunan,tüm savaşlara HAYIR diyecek kadar özgür ve inançlı olmak zorundadır...

 

Bende bu gazeteciler sınıfında olmak isteyen biriyim.

Kalın sağlıcakla!

 

 

 

 

 

 

 

 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Etiketler; ereğli, iftar, posbıyık, kadir,
Yorum Gönder
 Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
: