İnsan unutur. Varlığını, emanet oluşunu, yolculuğunu unutur. Kendini hayatın telaşına kaptırır .
Namaz ise unutuşa karşı bir direniştir. Beş vakit, bize kim olduğumuzu hatırlatır. Bu yüzden namaz sadece bir görev değil, bir kurtuluş vesilesidir. İnsanı Rabbine bağlayan kutsal bir iptir. Her ezan sesiyle Rabbi hatırlamaktır.
“İşte bunlar, Allâh’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerden, Âdem’in soyundan, Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail’in (Yakub’un) soyundan, doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerdendir. Onlara, çok merhametli olan Allâh’ın ayetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı. Nihayet onların ardından öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride hüsrana uğrayacaklardır. Ancak tevbe edip iman eden ve iyi davranışta bulunan kimseler hariçtir. Bunlar cennete girecek ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır.”(Meryem, 19/58-60)
Namaz: Rabbini Unutmamanın En Güzel Yolu
Namaz, insana günde beş vakit Rabbini hatırlatan, yaratılış amacını canlı tutan bir ibadettir. Adeta bize “Sen bu dünyada bir yolcusun, emaneti unutma” der. Peygamberler de bu ibadeti aksatmadan yerine getirmiş, ümmetlerine daima hatırlatmışlardır.
Efendimiz (s.a.s.) “Namaz dinin direğidir” (Tirmizî, “İman”, 8) buyurmuş; bir başka hadisinde “İnsanın vücudunda baş ne ise, dinde namazın yeri odur” (Taberânî, el-Mu‘cemü’s-Sağîr, 113) diyerek namazın önemini vurgulamıştır.
Namaz, mümini Rabbine yaklaştıran ve Allah katındaki derecesini yükselten en yüce ibadettir. “Beni anmak için namaz kıl.” (Tâhâ, 20/14) emrine uyan mümin, Rabbini unutmamanın ve O’nun huzuruna çıkmanın manevi hazzını yaşar.
Namazsız Bir Hayatın Kaybettirdikleri
Namazı terk ettikçe çok şey kaybettik. Nefsimizin esiri olduk; bereket, huzur ve mutluluk evlerimizden uzaklaştı. Doğruyu yanlıştan ayıramaz hale geldik, Rabbimizin sınırlarını unuttuk, ölümü ve hesabı hatırdan çıkardık. Kalplerimiz yorgun, secdelerimiz eksik. Oysa ömür sermayesi hızla tükeniyor.
Kur’ân-ı Kerîm’de Rabbimiz şöyle buyurur:
“Namazı özenle kıl. Kuşkusuz namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allâh’ı anmak elbette en büyük şeydir. Allah yaptıklarınızı bilir.”(Ankebût, 29/45) Bu ayet bize, namazın bir kalkan gibi kötülüklere karşı koruyucu olduğunu gösterir. Namaz, davranışlarımızı düzene koyar, gönlümüze huzur, evimize bereket getirir.
Ahirette Namazsızların Durumu
Müddessir Sûresi’nde şöyle buyrulur:
“Onlar cennettedirler; günahkârlar hakkında sorular sorarlar:
‘Sizi şu yakıcı azaba sokan nedir?’
Onlar şöyle cevap verirler:
‘Biz namaz kılanlardan değildik, yoksulu doyurmazdık, günaha dalanlarla birlikte biz de dalardık. Ceza gününü de asılsız sayardık.’(Müddessir, 74/40-47)
Bu ayet, namazı önemsemeyenlerin ahiretteki pişmanlığını açıkça anlatır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bir hadisinde, beş vakit namazı kılanın cennete gireceğini ve cehennemden uzak kalacağını belirtmiştir. (Buhârî, “İman”, 2)
Muaz b. Cebel (r.a.)’in sorduğu “Cennete yaklaştıracak, cehennemden uzaklaştıracak amel nedir?” sorusuna Efendimiz önce tevhidi, sonra da namazın devamlı ve düzgün kılınmasını zikretmiştir.
Ayrıca Resûlullah (s.a.s.), kıyamet gününde ilk sorgulanacak amelin namaz olduğunu bildirmiştir. (Nesâî, “Salât”, 9) Son nefesinde dahi “Namaz hususunda Allah’tan korkunuz” (Beyhakî, Şuabü’l-İman, VII, 477) buyurarak ümmetini bu konuda uyarmıştır.
Son Söz
Namaz, ebedî kurtuluşun anahtarıdır. Ayetler ve hadisler, bu ibadetin sadece bir görev değil, aynı zamanda bir rahmet kapısı olduğunu gösterir.
Hz. İbrahim (a.s.)’ın duasıyla bitirelim:
“Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olanları namazı devamlı kılanlardan eyle.
Ey Rabbim! Duamı kabul eyle.”(İbrahim, 14/40)
NAMAZ: UNUTUŞA KARŞI DİRENİŞ
2
Paylaş


Rabbim bizi ve soyumuzdan gelenleri daim namaz kılanlardan eylesin. Allah razı olsun Hatice hocam. Kaleminize yüreğinize sağlık 🤲🏻🤍
“Namaz Müslümanın, mümin bir insan olarak kalabilmek için gösterdiģi bir direniştir.Her gün 5 vakitte nefse meydan okumaktır..”
Ne guzel izah etmişsiniz hocam.Allah razı olsun sizden.