Ramazan, Müslümanlar için sadece bir zaman dilimi değil; kalbin, aklın ve ruhun yeniden inşa edildiği müstesna bir mevsimdir. Bu ay, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı ay olarak kabul edilir ve bu yönüyle ilahi kelamın yeryüzüne rahmet olarak inişini simgeler. Ramazan, sabrın, şükrün, paylaşmanın ve nefis terbiyesinin adıdır.
Oruçla Yükselen Ruh
İslam’ın beş temel esasından biri olan oruç, tan yerinin ağarmasından gün batımına kadar yeme, içme ve nefsani arzulardan bilinçli bir şekilde uzak durmayı ifade eder. Bu ibadet, Müslüman’ın Rabbine olan bağlılığını ve teslimiyetini en saf haliyle ortaya koyar.
Kur’an-ı Kerim’de, Bakara Suresi 183. ayette orucun farz kılındığı bildirilir ve bu ibadetin temel amacının “takvaya erişmek” olduğu vurgulanır. Takva; kişinin Allah bilinciyle yaşaması, her davranışında O’nun rızasını gözetmesidir. Oruç, işte bu bilinci diri tutar. Açlık ve susuzlukla geçen saatler, kulun acziyetini hatırlatır; nimetlerin kıymetini öğretir.
Ramazan gecelerini süsleyen teravih namazları, mukabeleler ve dualar; camileri dolduran müminlerle birlikte manevi bir diriliş şölenine dönüşür. Sahurda edilen dualar, iftarda açılan eller, hatimler, teravihler, sadaka, fitre, fidye, düzenlenen çeşitli ramazan etkinlikleri kalpleri aynı duyguda buluşturur.
Oruç: Sabır, Empati ve İçsel Arınmadır
Modern hayatın hızla akan temposu içinde insan, çoğu zaman kendini ve ruhunu ihmal eder. Ramazan, bu anlamda bir “manevi mola”dır. Oruç tutan birey, gün boyu bilinçli bir farkındalık hali yaşar. Her an nefsine “dur” diyebilmek, özdenetim kasını güçlendirir.
Psikologlara göre erteleme becerisi (hazları geciktirme) güçlü olan bireyler, hayatın diğer alanlarında da daha başarılı ve dengeli olur. Oruç, bu becerinin doğal bir eğitimidir. Açlıkla birlikte artan hassasiyet, kişinin empati yeteneğini derinleştirir. Yoksulun halini anlamak, sadece düşünsel değil; bedensel bir tecrübeye dönüşür.
Ramazan mektebi toplumsal bağları güçlendirir. İftar sofralarında buluşan aileler, paylaşılan ekmek ve edilen dualar, bireyin aidiyet duygusunu pekiştirir. Yalnızlık hissi azalır, toplumsal dayanışma artar. Fitre ve zekât gibi yardımlar, sosyal adalet bilincini canlı tutar.
Son yıllarda yapılan araştırmalar, aralıklı açlık uygulamalarının metabolizma üzerinde olumlu etkileri olabileceğini göstermektedir. Oruç süresince vücut, enerji kaynağı olarak glikoz yerine yağ depolarını kullanmaya başlar. Bu süreç, hücresel yenilenmeyi destekleyen mekanizmaları tetikleyebilir.
Uzmanlar, kontrollü ve bilinçli tutulan orucun sindirim sistemine dinlenme fırsatı sunduğunu, insülin hassasiyetini artırabildiğini ve bazı bireylerde kilo kontrolüne katkı sağlayabildiğini belirtmektedir. Elbette kronik rahatsızlığı olan bireylerin doktor kontrolünde hareket etmesi tavsiye edilir. Ancak sağlıklı bireyler için ramazan orucu, bedenin ve metabolizmanın disipline edilmesi açısından Allah’ın kullarına en büyük lütuflarından biridir.
Bununla birlikte bilimsel veriler ne söylerse söylesin, ramazanın asıl gücü kalpte başlar. Çünkü bu ayın özü, sadece bedeni değil; niyeti de arındırmaktır.
Yeni Bir Başlangıç
Ramazan, insanın kendine dönmesidir. Gün boyu susuz kalmış bir bedenin, iftar vakti bir yudum suyla dirilişi; aslında ruhun da dirilişidir. Açlıkla terbiye edilen nefis, şükürle olgunlaşır.
Bu mübarek ay, bize sahip olduklarımızın kıymetini, paylaşmanın bereketini ve sabrın gücünü hatırlatır. Her iftar, bir kavuşma; her sahur, yeni bir umut gibidir.
Ramazan bittiğinde geriye sadece tutulmuş oruçlar değil; arınmış kalpler, yumuşamış yürekler ve güçlenmiş bir irade kalmalıdır. Çünkü ramazan, takvim yapraklarında geçici; gönüllerde ise kalıcı bir mekteptir.
Kıymetli okurlarımız!
Bu ramazanı belli bir planlama dahilinde eda etmenin gayreti içinde olalım. Daha önceki ramazanlarda yapamadığımız bazı güzellikleri bu ramazan hayatımıza dahil edelim. Teheccüt, beş vakit namaz, mukabele, teravih, iftar programları ve her güne bir iyilik ve bu liste uzar gider… Hep birlikte coşkulu bir şekilde ve özlemle ramazan ayını ve orucu beklediğimizi yaşantımızla göstermeye ne dersiniz!
Ramazan ayının feyiz ve bereketinden nasiplenmeyi Rabbim hepimize nasip eylesin, Amin.

