Gezinti Bağlantılarını Atla

31 MART BAŞKAN YAPACAĞINIZ ADAYLARA BİR BAKIN!

KÖŞE

Gazete Köşesi   A+a-

mehmet ÖZTÜRKmehmet ÖZTÜRK 
mehmet195867@hotmail.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Siyaset, toplumsal dayanışmanın, ekonomik ve kültürel ihtiyaçların en iyi şekilde sağlanması amacıyla, bir yapı etrafında gerçekleşen yüz yıllardır içimizde olan, ancak; asıl amacından saptırılarak, “ÇIKAR “gruplarının, Mafya yapılaşmanın elinde oldu.
 
İlk bakışta toplum adına sahneye çıkar insanlar.
Öyle vaatler sıralanır ki ,bu alanda, ilk bakışta umut doğar. Geleceğinizi daha reel ortamda temin etme beklentileri, sizi mutlu eder.
 
Bazen bu uğurda çok beklentiler içinde olan siz,” Bu girdaba girer, bu uğurda öyle savrulursunuz ki, bedel ödersiniz!”
Fakat, birileri sizi kullanır!
 
Son yıllarda “içeriği belli olmayan” siyasi partilerde yer alan,” SIĞ DÜŞÜNCELİ!” Hatta elindeki yazıyı okuyamayan eğitimli(?) cahiller ile mektebin kapısından girmiş, penceresinden çıkmış(?) insanlar toplumu yönetmeye kalkarlar…
 
Şaşarsınız;” Yahu bu mu bizi yönetecek?” Dersiniz.
Çıkarcıların içinde kalırsınız.
Kimileri hak etmedikleri makamları ister!
Kimileri rüyasında aday olurlar; Bir ilin, ilçenin, hatta köyün yönetimine?
Şaşarsınız…
 
Şaşmamak elde mi?
Kimi tüccar, kimi toplumda adın lekelenmiş(?) dünün dolandırıcısı, hatta etrafına her zaman kötü örnek olmuş. Kimi Tarikat ve Cemaat yapılanması içinde hesap vermiş? Kimi Adaleti yanıltmış, dahası artık siyasi partileri örümcek ağı gibi saran insanların elinde olan SİYASİ PARTİLER bu ülkede sadece çıkara dayalı yapılaşma kavgası vermekten başka ne yapıyorlar diye düşünürken,” Düşünce Suçlusu!” olmamak elde mi?
 
Etrafınıza bir bakın.
Sizi, şehrinizi yönetmeye adaylara bir bakın.
Ne göreceksiniz?
 
Kim, dün kime ne yapmış?
Kim, içlerinde hangi yeteneklerini topluma sergilemiş?
Kim yaşadıkları yerde halk adına ne yapmış?
Etrafınızda pervane olan , elinizi öpen, eteklerinizi yalayan adayların nitelikleri sizi ne kadar ilgilendiriyor?
Bir düşünün bakalım!
 
Toplumsal dayanışma denince, sadece bir makam gelme savaşı verdikleri için, ellerinde olan varlıklarını egolarına(!) yenilerek kendilerini layık olmadıkları, hatta gelecekleri, küçük bir olasılıkla da olsa, Belediye Başkanlığı, siyasi parti başkanlığı, muhtarlıklar için yıllarca kazandıkları(?) milyonlarca lira serveti; “Sizin çocuklarınızın geleceği için mi heba ediyorlar?”
 
Köyde üç koyunu güdemeyen çoban adayım diyor. Ben başkan olacağım diyor sa, bir düşünün. Âmâ bu toplum cahiliye dönemini yaşıyor. Cumhuriyetin 100.Yılında…
 
 
Evet, şunun şurasında ne kaldı 31 Mart’a.
45 Gün. Bazen 45 dakika, bazen de 45 saniye.
Bakıyorum da etrafıma, Belediye başkanlıkları için havuza alınan; 5 Milyon,10 Milyonlar, Meclis üyelikleri için yüzbinlerce, hatta milyonlarca para vermek isteyen Meclis Üyeleri(?) neden bu kadar serveti gözden çıkarırlar?
Siz daha mutlu olasınız diye mi?
 
Biliyoruz ki, o makamlar artık birilerin Müteahhit, kimilerinin kara paralarını aklama(?) kimilerinin kaybettikleri değerleri geri kazanma(?), ama en acısı da sözde toplumun refahı için yola çıktığını bağıra, bağıra, avazı çıktığı kadar uluyanların, toplumsal kültür yerine “ÇIKAR” odaklı hedefleri iğrenç bir hal almaya başladı.
 
Artık siyaset, omurgası olmayan; Dün uğruna can verdiği(?) düşünce ve idealler yerine maddi çıkarların sağlanacağı alan olmuştur.”
 
Bu yapı ülkeyi her yerde sarmalamış.
Ereğli ve Alaplı’ da şöyle bir Belediye başkan adaylarına, Meclis Üyelerine bakın.
Ne göreceksiniz?
 
Bu memleketin çocukları işsiz iken ERDEMİR yönetimine; “Kardeşim bu fabrika Bizim ilçemizde. Siz de en çok işçiyi buradan alacaksınız.!” Diyen var mı?
Var …
Milletvekilleri, kaymakamların oğulları ERDEMİR’ de.
Bizim çocuklarımız İstanbul’da. Başka illerde ırgat!
 
Şimdi 31 Mart vaatleri ellerinizde. Broşürler, kitapçıklar…
İçlerinde renkli, şaşalı hatta dudak uçurtan vaatler?
Bu vaatlerin yapılabilmesi bir yana, uygulanılması mümkün değil.
Bundan 10 Sene önceki Seçim Broşürleri elimde…
 
Değişen ne?
Daha geriye giden Alaplı ve Ereğli.
İktidar da, muhalefet te iş başına gelinceye kadar halka umut dağıtan; Göreve gelinde umut sömüren(?) bir yapıdan başka ne ki!
 
İşte size, bir 45 gün daha biraz para, birkaç hediye, üç beş çuval kömür, patates ve 31 Mart’tan sonra yağacak “karın” altında üşümek ,ya da kara ,kara düşünmek kalacak.
14.2.2024
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
BU İÇERİK FACEBOOK YORUMUNA AÇIK DEĞİL!
makale kategorileri
 
 
son gelişmeler
öne çıkanlar