Gezinti Bağlantılarını Atla

ALAPLI KORKU İMPARATORLUĞUNA MI SÜRÜKLENİYOR?

ALAPLI KORKU İMPARATORLUĞUNA MI SÜRÜKLENİYOR?

Gazete Köşesi   A+a-

mehmet ÖZTÜRKmehmet ÖZTÜRK 
mehmet195867@hotmail.com.tr
 Zaman, zaman yazdığım haber ve köşe yazılarımdan kah sorgulandım, kah yargılandım.
 
Zamanında şiddete maruz kaldım.
3 Mayıs Dünya Gazeteciler Günü’nde tehdit edildim.
Bu sefer Yer Alaplı.
Ereğli’ de “çeteler” davası ardından şiddete maruz kaldım.
Asla 1989 yılında amatörce başladığım ve 1991 Yılında Hürriyet Haber Ajansı, Ereğli, Alaplı muhabiri olarak görev yaptığım Gazetecilik mesleğimin 36. Yılında Ustam Rahmetli Cahit Akman’ın “ilkeli Gazetecilik!” kavramı ile yetişmiş olmanın, “Güçlünün değil halkın gazetecisi” olma ilkesine hep saygılı oldum.
 
15 Yıl Ereğli Belediyesi Basın Danışmanlığı görevim ve sonrasında, sırtıma asla “birilerinin?” çıkar odaklı kirli elbisesini giymedim.
 
Alaplı’ya 2013 Yılında Medya 67 Gazetesi’ni alarak, yepyeni bir alana (!) geldim.
Alaplılı olmama rağmen asla mesleki kuralların kullanılmadığı, sosyal medya üzerinden, düğün, cenaze, spor etkinliklerinin haber yapıldığı, halkın; “Ekonomik, sosyal, kültürel ve daha da önemli olan Doğanın katledilmesine yönelik haberlerin kitlelere ulaşamadığı “gerçeği ile karşılaştım.
 
Alaplı’ da bir “güçler!” dengesi var.
“Dereleri talan edenlere?” Dokunmayacaksın.
Haksız yere “Çökme” eylemleri haber yapmayacaksın, hatta o çökenleri itibarlı adam gibi haber yapacaksın.
Daha da ciddi olan; Uyuşturucu trafiğine sessiz kalacaksın?
Sokaklarda, çay ocaklarında “beta Fin” gibi gençlerin zehirlenmesine neden olan, çağın uyuşturucusuna göz yuman ve bundan nemalanan bir üst aklın varlığı dikkat çekicidir.
Alaplı’ da iflas edenlerin mallarına çöreklenen(?) bir güç var.
Bu olumsuzlukları yazacak bir gazeteci aramış Alaplı insanı.
Hiç unutmam, 1994-1999 İl Genel Meclis Üyeliğim zamanında bile, Alaplı Çayının büyük tehdit altında olduğunu, toprakların sulara karışacağını yazarak, o zamanın belediye başkanının iktidar partisinden olmasına rağmen, belediye Çakıl Ocağı’nın işletmesinin durmasına vesile olmuştum.
 
Şimdi Alaplı Çayı “SOS” veriyor.
Derede balıklar yok!
Derelerde yaz aylarında su debisi maalesef yok denecek seviyede. Bu doğa katliamının tek nedeni, Zonguldak Valiliği’nin, Alaplı Kaymakamlığı’nın dere yataklarını Irmak vasfının kalmadığı su debisinin azalmasına sebep olan kontrolsüz çakıl, kum alınması karşısında ruhsatsız çalışan firmaların denetlenmediğidir.
 
Alaplı’ da bir iş insanı; Alaplı’yı “dış güçler kadar tehlikeli” olan sadece çıkarları uğruna iş birliği yapan birkaç “ağabey” yönetmek istiyor” diyerek aslında bir mesaj veriyor.
 
36 Yıllık Meslek anlayışımın değerlerimiz olan İnsan yaşamına saygıdan asla taviz vermek gibi bir amacı yok.
Gazeteci kimdir?
Gazeteci; Halkın mal ve can güvenliğine, doğanın dengesinin bozulması karşısında, halkın; Ekonomik, sosyal, kültürel değerlerine duyarlı olması, tüm canlıların yaşam haklarının korunmasına duyarlı olan kişidir.
 
Yolsuzluklara, hırsızlıklara asla göz yummayan, devletin işlevliğine karşı işlenen her türlü itibarsızlaştırmalara karşı duruş sergileyen, soruşturan, sorgulayan ve toplumun refahından yana olan kişidir gazeteci.
 
Alaplı’ya çöreklenen! Bir zihniyetin rahatsız olduğu bir süreçteyiz.
Biz, ekmeğimizi birilerinin sadaka anlayışından kazanan! sözüm ona “leş ” kargaları değiliz.
 
Gazeteci: Halkın mal ve can güvenliğinin sağlanmadığı yerde, halkın yaşam haklarının ellerinden alınmaya çalışıldığı yerde, doğanın katledilerek, gelecek nesle zehir solutarak, her türlü doğa katliamlarına göz yuman olmaz, olamaz.
 
Bende bu ilkelerle yetişmiş bir kişi olarak, Alaplı’ya karabasan gibi çöken, talancı bir anlayışın karşısında susmak yerine, halkın gözü kulağı olmayı insanlık görevi olarak benimseyen bir anlayış ile yolumuza devam edeceğiz.
9 Mayıs 2024
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!

Etiketler // ,

Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
BU İÇERİK FACEBOOK YORUMUNA AÇIK DEĞİL!
makale kategorileri
 
 
son gelişmeler
öne çıkanlar