Gezinti Bağlantılarını Atla

KÜRESEL ISINMA ALAPLI ÇAYI VE AYTEK

KÖŞE

Gazete Köşesi   A+a-

mehmet ÖZTÜRKmehmet ÖZTÜRK 
mehmet195867@hotmail.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Dünyayı kasıp kavuran iklim değişikliği, tüm ülkelerde yaşanan ;Sel, Deprem, Fırtına ve ekolojik dengenin bozulması üzerine on binlerce insan yaşamını yitiriyor.
 
Bir Kahraman Maraş Depremi hala belleğimizde. Âmâ son aylarda SEL felaketleri art arda yaşanırken, doğayı tahrip edenlerin(?) Kar hırsı ,bir kişiyi,kişileri zengin ederken, halkın çektiği ızdırap kimin umurunda!
 
Alaplı’da Alaplı Çayı ve AYTEK Projeleri istihdam açısından ne sağlayacak?
Buralarda yaşanılacak “doğa katliamları!” 10,20 yıl içinde bizden, çocuklarımızı nasıl etkileyecek?
İşte bilimsel veriler…
İklim Değişikliğinin Türkiye’ye Etkileri Nelerdir?
İklim Değişikliğinin Türkiye’ye etkileri denildiği zaman, çoğumuzun aklına beklenmeyen hava olayları geliyor. Tüm dünyada etkisini göstermeye başlayan iklim krizi maalesef ülkemizi de etkilemeye başladı. Türkiye’de son yıllarda artan şiddetli hava olayları, taşkınlar, seller hepimizin farkında olduğu bir durum. Bunun nedenleri arasında yanlış arazi kullanımı, plansız şehirleşme, ormanların yok edilmesi ve doğal akarsu akış kanallarının ortadan kaldırılması da yer alıyor. Doğrudan ve dolaylı insan etkileri iklim değişikliğinin etkilerini şiddetlendiriyor.
 
İklim krizi ilerleyen yıllarda etkisini artarak göstermeye devam edecek. Peki iklim krizi Türkiye’yi nasıl etkileyecek? Bu yazımızda iklim değişikliğinin Türkiye’ye etkilerini ele alıyoruz.
 
İklim Değişikliğinin Etkileri Ne Olacak?
İklim değişikliği 21. yüzyılın kuşkusuz en büyük sorunu. Doğaya ve canlı türlerine verdiği zarar dışında insan hayatını ve hatta insan neslini de tehdit ediyor. Uluslararası platformların, devletlerin ve kurumların giderek daha fazla iklim krizinden bahsetmesinin ve ‘sürdürülebilirlik’ kelimesinin günlük hayatta dilimize girmesinin sebebi de bu. Bazı ülkeler su altında kalırken bazı ülkeler kuraklıkla savaşmaya başladı bile. İklim krizi, geleceğin sorunu olmaktan çıktı. Bugünün, hepimizin sorunu.
 
Araştırmalar önümüzdeki 50 yılda aşırı sıcaklık artışlarının yaşanacağını gösteriyor. Türkiye’de şimdiden hissedilmeye başlanan bu sıcaklık artışı etkisini ve zararlarını artırmaya devam edecek. Peki bu ne anlama geliyor?
 
İklim Değişikliği Türkiye’ye Nasıl Etki Edecek?
Yukarıda da anlattığımız gibi, iklim değişikliğinin sebepleri doğal ve insani olarak ikiye ayrılıyor. İnsan kaynaklı iklim değişikliğinin ana sebebi modern yaşamımızın fosil yakıtlara dayalı olması. Ulaşım, elektrik üretimi ve sanayi üretimleri için fosil yakıtların yakılması sera gazı salınımına sebep oluyor. Bu gazlar atmosfere birikerek dünyamızı ısıtıyor. Ormansızlaşma gibi diğer insan faaliyetleri ise bu duruma katkıda bulunuyor.
 
Bilim insanları 2030 yılına yaklaşırken sıcaklıkların dramatik bir şekilde artacağını söylüyor. Akdeniz havzası ise iklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgelerden birisi olacak. Akdeniz ülkeleri aşırı sıcaklığa bağlı kuraklık yaşayacak. Araştırmalarda, 20 yıl içerisinde sıcaklıkların 2 derece artacağı öngörülüyor., 2 derece küçük bir rakam gibi gözükse de tüm bölge ve özellikle de Türkiye için ciddi etkileri olacak.
 
Türkiye’nin küresel ısınmaya bağlı olarak yaşanan iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkelerden birisi olduğunu bilim insanları kanıtladı. Bunun nedeni Türkiye’nin çok çeşitli coğrafi ve bölgesel koşullarının iklim krizinden farklı şekilde etkilenmesi. Peki bu farklı etkiler ne olacak?
 
Güney Doğu ve İç Anadolu gibi, kurak ve yarı kurak bölgelerimiz çölleşme ve kuraklık ile boğuşurken, Karadeniz bölgesinde yağışlar ve dolayısıyla sel felaketleri (ve erozyon) artacak. Marmara, Ege ve Akdeniz bölgeleri kuruyan havzalar sebebiyle susuzluk ile karşı karşıya kalacak. Hassas ekosistemlerin değişmesinin salgın hastalıkların ve pandemilerin artışına sebep olacağı da öngörülüyor.
 
 
 
Peki yaşanan bu iklim değişikliğinin nedeni ne?
 
 
Sanayi devrimi ile artan üretim ve fosil yakıt kullanımı bahsettiğimiz ‘insan etkisinin’ ana sebebi. Sera gazı emisyonlarının artması ile iklim değişikliği doğru orantılı. 1700’lerde başlayan sanayi devrimi ile karbondioksit, metan, ozon gibi gazların atmosfere salımı ve atık üretimi arttı. Bugün tüm iklim bilimciler, dünyadaki doğal dengenin bozulmasının sebebinin insan kaynaklı olduğu konusunda hemfikir.
 
Örneğin, 20.000 yıl önce kuzey yarım küreyi etkileyen soğuklar Avrupa kıtasının tamamen buzullarla kaplanmasına sebep oldu. Deniz seviyesinin alçalması Sibirya ve Alaska’nın birleşmesine ve Asya kıtasından Amerika kıtasına insan göçüne neden verdi. Başka bir örnek olarak 6000 – 6500 yıl önce “Orta Holosen Maksimumu” adı verilen dönemde gerçekleşen sıcaklık artışı ile birlikte gelişen iklim değişiklikleri. Bir başka ve daha ‘yakın’ bir örnek ise 1550’li yılların ortalarından itibaren yaşanan ve 300 yıl süren ‘Küçük Buzul Çağı’’ olabilir.
 
Bu yüzden ‘iklim değişikliği’ tanımını yaparken Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Paneli : “Karşılaştırılabilir bir zaman periyodunda gözlenen doğal iklim değişikliğine ek olarak, doğrudan veya dolaylı küresel atmosferin bileşimini bozan insan etkinliklerinin sonucu, iklimde bir değişiklik” şeklinde bir tanım kullanıyor. (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Paneli IPCC).
 
 
 
Özetlemek gerekirse, evet, dünyanın uzun tarihine baktığımızda büyük iklim değişiklikleri karşımıza çıkıyor. Ancak bugün yaşanan küresel ısınma, fosil yakıt kullanımı sebebiyle artan sera gazı emisyonlarından, doğal çevrenin tahribinden ve ozon tabakasındaki incelmeden kaynaklanıyor. Eğer gerekli önlemler alınmazsa, iklimdeki bu bozulmanın artarak devam edeceği bir gerçek.
Kısaca İklim Değişikliğinin Etkileri ve Türkiye
Yaşanacak değişiklikleri şöyle özetlemek mümkün:
 
1. Biyolojik çeşitlikte azalma ve istenmeyen türlerde ve böcek istilasında artış.
2. Orman yangınlarında artış.
3. Yağış miktarında azalma ile birlikte ortaya çıkacak susuzluk ve kuraklık.
4. Tarım alanlarının azalması ve tarım verimliğinin düşmesiyle birlikte artacak gıda krizi.
5. Sıcaklığın artması ile birlikte yaşanacak çölleşme.
 
Bu durum sadece doğayı etkilemeyecek. Tarım, turizm, ekonomi ve daha birçok sektörde düşüş ve devlet üzerindeki ekonomik baskının artması anlamına gelecek. Dahası, iklim krizi etkilerini artırdıkça, Türkiye’nin güney ve güneydoğu komşularından ülkemize göç yaşanacağı tahmin ediliyor. Bu popülasyon artışının Türkiye’nin kaynaklarını daha da zor durumda bırakacağını öngörmek mümkün. İklim krizi aynı zamanda sosyal huzursuzluk, aşırı kalabalık ve zaten şehirlere yığılan popülasyonların hızlı artışı anlamına geliyor. Suya erişimdeki adaletsizlik de bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
 
Ne Yapmalıyız?
Dünya 4.5 milyar yıllık tarihinde büyük değişimlere sahne oldu, ve iklimde büyük değişiklikler yaşandı. Ancak sanayi devrimi sonrasında insanların çeşitli etkinliklerinin iklimi doğrudan etkilemeye başladı. Tüm bilim insanlarının hemfikir olduğu nokta, bugün yaşadığımız küresel ısınmanın insan kaynaklı olduğu. Bu ısınmanın ana kaynağı ise atmosferdeki sera gazı emisyonlarının artışı. ‘İklim krizi’ terimi ise, yaşanan bu insan kaynaklı küresel ısınmanın oluşturmaya başladığı ve şiddetle artacak sos yo-ekonomik ve çevresel etkilerini anlatmak için kullanılıyor.
 
Türkiye, yaşanan küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ülkelerden birisi olacak. İklim krizinin etkilerini şimdiden öngörebiliyoruz.
Evet, yukarıda açıkladığım bilimsel verilere kulak tıkayan İŞ İnsanları DERELERİ berbat ediyor.YAT Tesisleri ,tabiatın ekolojik dengesini bozacak en etken zararlılardandır.
Alaplı halkının SUYU ve DERELERİ özgür kalmalı.
18.5.2024
 
 
 
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
BU İÇERİK FACEBOOK YORUMUNA AÇIK DEĞİL!
makale kategorileri
 
 
son gelişmeler
öne çıkanlar