Bir gün gelecek; ne makam, ne servet, ne de insanlar arasında sahip olunan itibar fayda verecek…. Sadece Allâh’ın razı olduğu kullar güven içinde olacak. Kıyamet gününde Allah’ın arşının gölgesinde ağırlayacağı en güzel misafirler kimlerdir? Bu sorunun cevabını bizzat Peygamber Efendimiz (s.a.v.)haber vermektedir.
Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah Teâlâ, yedi insanı, arşının gölgesinde (himayesi) barındıracaktır: 1-Adil devlet başkanı, 2-Rabbine kulluk ederek temiz bir hayat içinde yaşayan genç, 3-Kalbi mescitlere bağlı Müslüman, 4-Birbirini Allah için seven iki insan, 5- “Ben Allâh’tan korkarım”diyerek günaha yaklaşmayan kimse, 6-Sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka veren kimse, 7-Tenhada Allah’ı anıp gözyaşı döken kişi.” (Buhâri Ezan 36, Zekât 16, Rikak24, Hudûd19; Müslim, Zekât 91.) Bu yedi hasleti birlikte inceleyelim ve kendimize şu soruyu soralım: “Bu özelliklerden hangileri bizde var?”
1.Adil Devlet Başkanı
Kur’ân’da bu konuyla ilgili şöyle buyurulmaktadır: “Gerçek şu ki, Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder; yüz kızartıcı işleri, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. O düşünüp öğüt alasınız diye size öğüt veriyor.”( Nahl16/25 )
Adalet; her şeyi yerli yerine koymak, doğru ve tarafsız davranmaktır. Adalet yalnızca yöneticilere ait bir vasıf değildir. Herkesin adaletli olması gerekir. Kıyamet günü Allah’ın en çok değer vereceği kimselerin, adaletle iş gören, adaletten şaşmayan kimseler olduğunu Peygamberimiz bildirmiştir. (Tirmizî, Ahkâm 4.)
2- Rabbine Kulluk Ederek Temiz Bir Hayat İçinde Yaşayan Genç
Bu ifade; çocukluğundan itibaren günahlardan sakınmaya çalışan, kulluğunu ileri yaşlara ertelemeyen gençleri kapsar.. Böyle bir genç, nefsini haramlardan korumaya gayret eder. Arkadaş çevresinde yanlışlara sürüklenmemeye dikkat eder. Hz. Lokman (a.s.)’ın oğluna verdiği öğütler bu konunun özeti gibidir. Lokman suresinde; şirkten uzak durmak, namaz kılmak, iyiliği emretmek, sabırlı olmak ve kibirden kaçınmak öğütlenir. (Lokman 31/13-19)
3- Kalbi Mescitlere Bağlı Olan Kimse
Kalbi mescitlere bağlı kimse namazına devam eder ve onu ciddiye alır. Bu bağlılık sadece camideyken değil, camiden çıktıktan sonrada devam eder. Namaz vakitlerini gözetmek, cemaate önem vermek bunun göstergesidir.
4-Birbirini Allah İçin Seven İki İnsan
Bu sevgi, menfaate dayalı olmayan bir sevgidir. Bunun en güzel örneği, hicret sonrası Medineli Müslümanların muhacirlere gösterdiği fedakârlıktır. Bugün bu sevgi; kardeşlerin hatasını örtmek, onun için dua etmek ve zor zamanında yanında durmakla yaşatılabilir.
5- “Ben Allah’tan Korkarım” Diyerek Günaha Yaklaşmayan Kimse
Allah korkusu kalbe yerleştiğinde, kişi yalnız kaldığında da günaha yaklaşmaz. Çünkü bilir ki Allah her an onu görmektedir. Bu kimseler Kur’ân-ı Kerim’de müjdelenmiştir: “Rabbinin makamında korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıranın şüphesiz varacağı yer cennettir.”(Nâzi’ât,79/40,41)
6-Sağ Elinin Verdiğini Sol Elinin Bilemeyeceği Kadar Gizli Sadaka Veren Kimse
Allâh rızası için verilen sadakalara “minnet duygusu” yüklenmemelidir. Çünkü ayette “güzel bir söz bile, ardından minnet gelecek sadakadan hayırlıdır.”(Bakara2/261) buyurulmaktadır. Hatta minnet, başa kakma ve gösteriş için vermenin sadakayı yok edeceği belirtilmektedir. (Bakara 2/262)
İhtiyaç sahibini incitmeden, kimse görmeden yapılan yardım, Allâh katında çok değerlidir.
7-Tenhada Allâh’ı Anıp Gözyaşı Döken Kişi
Tenha bir yerde Allah’ın anılması gösterişten uzak bir davranıştır. Bu hem Allah’tan korkmanın hem de O’na duyulan derin bir saygının ifadesidir. Peygamber Efendimiz(s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allah korkusundan ağlayan kimse cehenneme girmez.” (Tirmizî, ‘Cihad,’8)
Ne mutlu bu yedi insan zümresine dahil olanlara…..
HATİCE GÖNÜL

