HATİCE GÖNÜL
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. ÖMÜR: KIYMETİ BİLİNMEYEN AZİZ BİR MİSAFİR

ÖMÜR: KIYMETİ BİLİNMEYEN AZİZ BİR MİSAFİR

Google'da Abone Ol service
1
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

Kur’ân-ı Kerim ve hadislerde, hayatımızda çoğu zaman değerini bilemediğimiz pek çok nimete dikkat çekilir. Bunların başında ise vakti ve zamanı doğru kullanmak gelir.

Asr Suresi’nde Rabbimiz şöyle buyurur:

“Asra yemin ederim ki insan gerçekten hüsran içindedir. Ancak iman eden, salih amel işleyen, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.” (Asr, 103/1-3)

“Asr” kelimesi, mutlak zaman ve içinde bulunulan an gibi manalar taşır. Surenin başında zamana yemin edilmesi, onun insan hayatındaki yerini ve önemini hatırlatır. Zamanı iyi değerlendirmeyen insanın “ziyana uğrayacağı” bildirilir. Buradaki ziyan, dünyada boşa geçen ömrün ahirette hüsran olarak karşımıza çıkacağını ifade eder. Çünkü zamanı boşa geçirmek, ömrü boşa geçirmek demektir ki en büyük kayıp da budur.

İnsanın sermayesi ömrüdür; ömür ise her gün, her saat ve her nefes eksilerek tükenir. Ne kazanacaksak bu sermayeyle kazanacağız. Kârsız geçen her an, ömür sermayesinin heba edilmesidir. Dünya bir çarşı, sermaye ise ömürdür. Müşterisini bulamayan mal nasıl zayi oluyorsa, kıymeti bilinmeyen ömür de öylece zayi olur ve insanı hüsrana uğratır. Bu yüzden İslam âlimleri, vaktini gereksiz yerlerde tüketen kimseleri, batmakta olan bir gemide habersiz oturanlara benzetmişlerdir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ömrün kıymetini şu hadisiyle çok özlü bir şekilde ortaya koymuştur:

“Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bil: İhtiyarlamadan önce gençliğinin, hastalanmadan önce sağlığının, yoksullaşmadan önce varlığının, meşgul olmadan önce boş vaktinin ve ölmeden önce hayatının.”(Hâkim, el-Müstedrek, 4/341)

Gençlik, sağlık, varlık, boş vakit… Ve hepsini içine alan hayat; pek çoğunun değerini elimizden gidince fark ederiz.

Cüneyd-i Bağdâdî’den nakledilen şu kıssa ömrün mahiyetini ne güzel anlatır:

Bağdat’ta bir adam, sıcak bir günde buz satarmış. Buzları eriyip satılmayınca feryat etmeye başlamış:

“Sermayesi eriyen bu adama yardım edin!”

Bu sözleri duyan Cüneyd-i Bağdâdî ağlamış. “Neden ağlıyorsunuz?” diye sorulduğunda şu içli cevabı vermiş:

“Benim hayat sermayem olan ömrüm de her gün böyle eriyor ama ben bu adam gibi feryat edemiyorum.”

Gerçekten de insana verilen ömür, güneş altında eriyen buz gibi hızla erimektedir.

Rasûlullah (s.a.v.) bizlere zamanı nasıl kullanmamız gerektiğini öğretmiş ve şöyle buyurmuştur:

“İnsanların çoğunun aldandığı iki nimet vardır: Sıhhat ve boş vakit.” (Buhârî, Rikâk, 1)

Ebedî yurdumuz için değil de geçici dünya için çabalıyorsak, hesap gününü unutuyor, vakti amaçsızca tüketiyorsak aldanmışız demektir. Bugün televizyon ve sosyal medya, günümüzün en büyük vakit hırsızı haline geldi. Birçok insan, farkında olmadan ekran karşısında ömrünün kıymetli anlarını tüketiyor. Gözlerimiz ekrana kilitliyken, kalbimiz Rabbini anmaktan; elimiz ve dilimiz hayırdan; zihnimiz tefekkürden uzaklaşıyor. Böylece ömür, sessiz bir akışla elimizden kayıp gidiyor.

Şöyle bir tefekkür edelim:

Her sabah hesabımıza 86.400 TL yatırıldığını düşünelim. Bu parayı gün içinde dilediğimiz gibi harcayabiliriz, fakat harcamadığımız kısmını saklama imkânımız yoktur. Gün sonunda hesaptaki para silinir; fakat ertesi sabah yine aynı miktarda para yatırılır.

Aslında hepimizin böyle bir bankası var: Zaman Bankası.

Her sabah hesabımıza 86.400 saniye yatırılıyor. Bir saniyesi dahi yarına devredilmiyor. Eksik ya da fazla yok. Kullanmadığımız her saniye akıp gidiyor. Ne geriye dönüş var ne de yarından avans çekme imkânı… Bu günü, bu günün hesabından yaşamak zorundayız.

Şair ne güzel söylemiş:

Hevaya düştün ey gönül, meclis-i takvâya gelmezsin,

Gözün aç, gafil olma, bir daha bu dünyaya gelmezsin.

İşte bütün bu hatırlatmalar, ömür sermayesini nasıl değerlendirmemiz gerektiğini bir kez daha bize gösteriyor.

Ey Rabbimiz, eriyen ömür sermayemizi Sen’in rızana uygun işlerle doldurmayı bizlere nasip et; boş geçen zamanlarımızı affeyle, kalan vakitlerimizi de bereketlendir.

Selam ve dua ile…….

 

Hatice Gönül

Merkez Kur’ân Kursu Öğreticisi

 

 

 

ÖMÜR: KIYMETİ BİLİNMEYEN AZİZ BİR MİSAFİR
+ - 1

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

1 Yorum

  1. Çok önemli kelime zaman. Gerçekten hiç değerini bilemiyoruz. Önemli bir hususa deginmissiniz.Allah razı olsun.